Klişeleşmiş Türk Diyalogları Bölüm 5: Ezeli Rekabette 376. Randevu

GS’li:
-Olum bu sefer bir his var içimde alıcaz bu maçı.

FB’li:
-Alırsınız olum alırsınız. 13 senedir içerde hep alıyorsunuz.

GS’li:
-Ya sizi her yendiğimizde artık bize kupa veriyorlar.
-Son iki senedir sizin sahanızda kupayı kaldırıyoruz.
-Işıkları söndürün geliyoruz !

FB’li:

-Olum yenip mi alıyosunuz birinde berabere kaldınız. Birinde biz koyduk.
-Yine sizin elinize verdiler kupayı.

GS’li:
-Bu sefer Drogba var abi. Adam Zenci.

FB’li:
-Çare Drogba diyosun yani. Olum bizde ileri uçta 3 tane zenci forvet var onu napcaz.

GS’li:
-Ya bana ırkçılık yapma.

FB’li:
– Irkçılığa karşıyım ben. Bi ırkıçıları bi de Fil Dişi insanını sevmem bilirsin. Çok kaypak oluyorlar.

GS’li:
-İyi ya işte Fil Dişi ırkçısısın.

FB’li:
-Bende onu diyorum işte.
-Drogba, Eboue, Zokora, Sol Bamba ben böyle tiyniyetsiz adamlar görmedim.

GS’li:
-Eee peki Gençlerbirliğili Jean-Jacques Gosso

FB’li:
-Onu severim ama o kesin babası Fildişili anası Fransalı, Fransız asıllı Fildişili oyuncudur.
-Baksana ismi Jean Jacques, tıpkı Jean Jacque Ruso gibi.

GS’li:
-Tamam a.q. etnik kökenlere girme bari, cahil pis Fenevli.
-Yine kalenin içine tavuk bacağı, tavşan spermi, çaput maput bağlamışsınızdır.

FB’li:
-Tavşan spermi dedin de aklıma geldi.
-Ressam Dali, bıyıkları sivriltmek ve şekil vermek için tavşan spermi sürüyormuş.

GS’li:
-Biz de bu akşam tavşan gibi olucaz abi ! Önce Drogba sonra da Burak çakıcak.

FB’li:
– Hayallerle yaşıyor bazı ibneler diye bir beste vardı bilir misin ?
-Yaa Burak atmasın da kim atarsa atsın. He bi de Burak kendini atmasın.

GS’li:
-İçime doğuyor kankito. Bu akşam bizim pampalarla toplaşıp içicez.
Büyük bir sinerji oluşturucaz. Zaten bu sene de alamazsak daha da alamayız.

FB’li:
– Olum her sene aynı safsata. Feneri en son kendi sahasında yendiğinde kaça gidiyodun lan sen.

GS’li:
-Ya bırak şikeciler sizi !
-En son kim koydu he he en son kim koydu !

FB’li:
– En çok kim koydu hadi hadi !

GS’li:
-Ya biz UEFA kupası, Süper Kupa almış takımız konuşturma beni.

FB’li:
-6 Kasım Ramazaannn Kadıköy’de alınacak intikam …
-Tuncay, Ortega, Serhat, Serhat, Ceyhun ve Ümit Özat.
-Bu isimler sana bir şey hatırlatıyor mu ?
-He bi de Real’in golleri kim atmıştı. Sanırım Ronaldo ağırlıklı koymuşlardı dimi ?

GS’li:
-Tek dayanağınız 6-0 kaldı lan şikeciler sizi.

FB’li:
-Olum akşam koyunca konuşabilecen mi bakiyim böyle tatlı tatlı ? 14 sene olucak 14 sene…

Dedi ve sırtındaki Fenerbahçe hoşafman üstü ile evin yolunu tuttu pazar yoğunluğundaki kalabalığı yararak. Daha derbiye 2 saat vardı ve zaman bir türlü geçmiyordu. Çünkü Fenerbahçe’nin maçı olduğu günlerde akşam olmazdı bir türlü. Sevgiliyi yakasında karanfille bekler gibi sırtında Fenerbahçe forması ile çocukluğundan beri en büyük aşkı, tutkusunu bekledi, zamanın kuytusunda. Mıh gibi kazımıştı aklı yetmeye başladığından beri onu sevince boğan 11′leri, futbolcuları, golleri. Çünkü Fenerbahçe onun sevgilisi, ailesi, tüm güzel hatıralarıydı. Abisi ilk defa maça götürdüğünde Nielsen’in frikiğini izlemesi için onu omuzlara almasıydı. Annesinin ördüğü el emeği göz nuru sarı lacivert hırkasıydı, babasının ofisinde duran Schumacher’li 89 Sezonu Fenerbahçe posteriydi. Çünkü Fenerbahçe; Oğuz’du, Aykut’du, Rıdvan’dı, Uche’ydi, Hoojdonk’tu, Alex’ti. TRT Spor’da unutulmayan Fenerbahçe – Galatasaray maçlarını izledi. Sanki yeniden oynanıyormuşcasına gollere sevindi. Ama saat 19:00′da bir namus meselesi haline gelen geleneği sürdürmeleri gerekliydi.

FB-88-89
FB-88-89

…ve Maç 2-0 bitti. Fenerbahçeli için yine en güzel marş maç sonunda söylenmeye başladı. “İşte böyle her sene böyle Cimboma böyle … ”

Not: Bu hikayede yer alan karakterler hayal mahsulüdür. Gerçek olaylardan esinlenilmiştir.

Birkan Konar

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir